1.18.2014

üşüdüm, yorgan misali seril üstüme...
http://www.youtube.com/watch?v=_mr6-q6Rpx4

11.22.2013

yoklukların içinde var olmak

içim beni almayacak kadar küçük..
bir derdim var kimse anlamayacak kimsede çaresi yok.
bilmekten de öte hissetmek. sonsuzluğun onsuzluğun ve çaresizliğin  sonsuza aktığı parçalanan zaman anlarında birbaşınalık ve boşluk ve sonsuz mutsuzlukla bezenmiş nefesler, adına hayat denilen...benimse  doldurmak işçin o nefesleri, nefeslerimi saydığım zaman dilimleri,,.
içimin taaa ortasına bir öküz oturdu kalkmamacasına, gitmemecesine hep orda olmaya yemin etmişcesine...
kalbim denilen etten parça neden bu kadar ağrır acır ve düşünür nedir onu bu kadar ağırlaştıran? yerçekimini hesaba bile katmyorum ki o da fizik kuralları denilen safsafatanın alelade bir parçasından ibaret.
ben, kendimle yalnız bir ben varım şu evrende. yalnız ben. başka hiç kimse yok. gerisi hayal ürünüm ben deliler koğuşunda öylece yatarken yıl bilmem kaç senesi. nerde olduğu bilmeden bir dünya hayal ediyorum milyarlarca insanla dolu.
ve hayal etttiğim o milyalarca insanlar arasında bir ben yokum!!!yalnız ben yokum!!
karaktersiz
ruhsuz
atomlarıma ayrılmışcasına
yokum
hayalimde herkes gercek
bir ben yokum
bir ben  yalanım
yalnız
yalın,
ve yalan

1.02.2013

Çamaşırları yıkadım, karnımı doyurdum, kendimi temizledim..
İki gün önce açtığım şarabımı içiyorum..
Yeni yıl, yeni yılın ilk günü
Mutlu bir ailem, evim, param, beni seven arkdaşlarım..sahip olduklarımya da olduğumu sandıklarım
Evimi topa

bilinmezlik
her yanım bilinmezlerle dolu yalam ölüm sonrası öncesi kendim kimim etrafımda dönüyor hepsi bir girdap oluşturuyoruz. hepsini çekiyorum bir bilinmezlik yumağında...iki günlük şarabımın tadı buruk. hayatta olduğumu hissettiriyor bana bu buruk eski şarap, soğuk içim gibi..

bilimeliğimde anlamsızlık kalıyor herşeyi yok edip..yaşamın ölümün kendimin anlamsızlığı...

söylenmemişi söylemek en büyük düşüm, hayalim...hep öyle oldu. kendimden çıkan sadece bana ait olanı söylemek en büyük arzum...

12 nisan mi ne simdi...anlami da yok ya salla....neyi farkettim. Insanin zihninin derinliklerine inmesi bagimlilik yaratiyo. Tetikleyen seyler var...bazi seyler. Bi film, bi sarki, bi insan bi bisi..
Indikce derine indigin yer yetmiyor. Bagimliligin artiyor zamanla ki daha cok istiyorsun. Artik bi bisiler de yetmiyor. Daha guclu seylere ihtiyacin var...daha derine dusmek her gecen gece daha da zorlasiyor...

http://www.youtube.com/watch?v=iuXkhE0VMcw

Love is excuse to get hurt and to hurt. Do u like to hurt?
I do, i do
Then hurt me.

5.08.2012

bir küçük ben

onu özleyen bir yanım var. 
özlemek isyemeyenler ise milyonlarca...
ona aşık bir ben var,
nefret eden onlarca....
son bir kaç yıldır ki bana göre yıl olan diğer bütün insanlara göre gündü...
adını anmak bile korkuttu, anmadım
ama durduramadım daha fazla ona aşık benimi.
çıktı yarattığım hapishaneden, yerin kat kat altına gömmüşken
firari ben.
ışıklar saça saça
kör karanlık ışıklar
renkleri yok etti, bi tek o kaldı,
sarıydı ışık ışık, leylaktı, kırmızıydı, narçiçeğiydi, zümrüt yeşiliydi gözkamatıran..
bi de onu özleyen ben.
ben sene derken gündür onlar
ben yıl derken andır onlar
bir an oldu bana bin yıl
o kadar uzun kaldı ki dışarda
diğer bütün benlerimin hatrına,
gir içeri..ve çıkma hücrenden.
hücremde gizlendi aşık ben,
özleyen ben sakladı gülüşünü, sesinin rengini, ellerini, gözlerini....ve saçlarını.
karanlıkta görmeden kimse, benlerim görmeden 
o hep onunla beraber...
susuyorum, kapatıyorum gözlerimi
gözlerimi yumuyorum ki görmeyeyim kara, renkli şairimi..
görmeyeyim ki hiç olmadı farzedeyim 
hiç olmaki nefes almak acıtmasın, onunla aynı evrende...
gözleri başkalarına değdiğinde ben uzaklardan hissetmeyeyim ve ölmeyeyim.
ben değil bunları söyleyen..Haşa!
O kim unuttum ben, bi hatırlayan bir aşık ben var ki ben geçtim ondan çoktan..
hissediyorum, o O'nda yaşıyor...
ben ondan vazgeçeli yıllar oldu...
belki de an oldu...
şu harfi yazmadan bir an önceydi....hiç varolmayan bir anda vazgeçtim.
ben onu değil de onda kalan ben'imi..............istemiyorum onda kalsın. 
kalsın hep bi parçam aşkla yaşasın.
O'na iyi bak, olur mu...

5.01.2012

sevdim seni Can Yücel.

....
Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
ya canım ellerini tutmak isterse…?


C.Y.

sevdim.

Biraz değiştim,
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar

Değiştim
Unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum,
Bir yanım kendimi kolluyor bir yanım seni
Ben benimle savaşıyorum,
Seninle değil

Sonucu kılıcı kuşananından belli olan bir savaşın,
ne kazanabileni ne de kaybedeniyim
Sorun değil

Elbet Alışırım
Biraz alıştım.
Her şey kadar, her kez kadar, sen kadar

Alıştım!
Varlığını istemediğim tüm eksik yanları
Ve çokluğunu da, yokluğunu da istemediğim
iki arada bir derede duyguya alışıyorum
Bir yanım bırak diyor bir yanıma
Kesin değil! Henüz tanıştık
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar

Tanıdığımı sandığım bana daha yakınım artık
Duvarlara anlatırken öğrendiklerim kendi hakkımda
Ve aynalarda ağlarken gördüklerim kendi tarafımda
Bir yanım memnun oldum diyor,
bir yanım tanıyamadım daha
Samimi değil
Bir hayli kırıldım
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar

Canıma batan her halin felç gibi indi bedenime
Gözlerimden tut da ciğerlerime kadar kırgınım
Aslında ne sana, ne olanlara
Kendime kırgınım!..
Maziye hiç değil, âna kırgınım
Anlatamadığım, anlayamadığım masalların bana yaptıklarına
Dinlediğim şarkılarda bana seni anımsatan şarkıcılara
Beni anladığın kelimelerin bana her şeyi anlatıyor gibi geliyor oluşuna
Bir hayli kırgınım
Beni ben kırdım oysa
İyi değilim.
Galiba yoruldum
Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar

Kalbime, kalbimi kanıtlamaktan
Ve kanıtladığıma kendimi inandırmaktan
Ve dahası kocaman bir sahada tek başına koşmaktan yoruldum
Aslında ne pişmanım ne de pes ediyorum!..
Sadece beni kaybettikçe seni kaybediyorum.
Şu kalp denen, beni bana sorgulatıyor artık
Ki Seni sorgulamamasını nasıl beklerim?!..

Toprağa bakan yanım senden zaten ayrı
Sana bakan yanımsa toprakla aynı
Hıh! Ne yaparsan yap, gördüğünün seni görmesini bekleyemezsin!

Gözlerim yorgun
Dudaklarım, dudaklarım hissiz
Dokunulmadan geçen yıllar bana ağır
Sarılmadan geçip giden uğurlamaların, kavuşmaları hep beklentisiz
Söyleyemediklerini söylesende şimdi
Sesine aşina yanım, onca sessizlikten sonra artık sağır!
İsteyerek değil
Çok çalıştım

Paylaştığımız hayatımızda bıraktığın onca üstü kapalı git izine
Beni yerle bir eden kendince açık olan her tepkiye
Ve bence bana tanımadığım bir adamı göstermene rağmen
Daha öncede gitmiştim
Çok çalıştım
Paylaştığımız hayatımızda bıraktığın onca üstü kapalı git izine
Beni yerle bir eden kendince açık olan her tepkine
Ve bende bana tanımadığım bir adamı göstermene rağmen
Gitmek için, bitmek için, sana huzur vermek için
Çok çalıştım

Daha öncede gitmiştim
Kendi isteğimle
Anladım ki daha önce sevmemiştim!

Çok çalıştım inan
Değişen yanımın aslında hep aynı olduğunu göstermeye
Her defasında daha da tozlanan canımı kırmadan korumaya
Ve alışmaya kendime
Bu göz gözü görmez dumanlı halime
Çok alışmaya çalıştım hem de

Tanıştım seninle doğan yanımla da, ölen yanımla da
Birini yaşattım! Yaşatıyorum da hala
Ama diğerinin ölmesine engel olamıyorum da

Yorulmak, dinlenmekten geçmiyor
An be an çöküyor, insanın içindeki güç
Işığı sönüyor
Beyaza dönüyor rengi git gide
Hissizleşiyor

Ne yormak istedim Seni,
Nede yormak kendimi
Çok çalıştım
Gitmeye de kalmaya da
İkisi de aynı acı, ikiside rezil
Daha öncede gitmiştim
Ama böyle kalarak değil


Böyle kalarak değil
C.Y.

4.29.2012

huzur.

garip bişey oldu,
bi gariplik var ben de…
yokluğun acıtmıyor.
üzmüyor
ağlatmıyor
sanki sendeyken seni bırakmışım da bunu anlamak için sensiz kalmam gerekiyormuş
gibi…
kanıksamak kolay oldu.

hatta huzurlu….